Boğaz'ın Rumeli yakasında, Baltalimanı sahilinin hemen ardında saklı duran bu bahçe, klasik Japon bahçe sanatının İstanbul'daki en zarif örneği. Adından da anlaşılacağı gibi Uzak Doğu estetiğinden ilham alan bahçe; çay evi, ahşap çardağı, küçük şelalesi, koi göleti ve dikkatle döşenmiş taş patikalarıyla eksiksiz bir Japon bahçesinin tüm ögelerini bir araya getiriyor.
Bahçe, 2003'ün 'Türkiye'de Japon Yılı' çerçevesinde, İstanbul ile kardeş şehri Shimonoseki (Yamaguchi Eyaleti) arasındaki dostluğun bir armağanı olarak düzenlendi. Japon peyzaj anlayışının katı simetriden çok doğallığı, dengeyi ve mevsimlerin akışını öne çıkaran felsefesi, yaklaşık 6 dönümlük bu alanın her köşesinde hissediliyor.
Şehrin gürültüsünden kaçıp bir nefes almak isteyenler için ideal bir mola noktası. Göletin kenarındaki taşlara oturup su sesini dinlemek, çardağın altından Boğaz'a bakmak ya da patikalarda sessizce dolaşmak yeterli. İlkbaharda çiçek açan ağaçlar ve sonbaharın kızıl tonları, bahçeyi yılın her döneminde farklı bir tabloya dönüştürüyor.
İpucu: Girişin ücretsiz olması ve sabah erken saatlerde neredeyse boş olması, onu meditatif bir yürüyüş için mükemmel kılıyor. Rumeli Hisarı'na yürüme mesafesinde olduğundan, Boğaz gezisiyle kolayca birleştirilebilir.