Trafiğin altından akıp gittiği Atatürk Bulvarı'nın üzerine iki kat kemerle uzanan Bozdoğan Kemeri, İstanbul'un ayakta kalabilmiş en eski anıtlarından biridir. Süleymaniye ile Zeyrek tepelerini birbirine bağlayan bu dev yapı, bir zamanlar şehri günlerce süren su yollarına bağlayan büyük Roma su sisteminin en görkemli halkasıydı.
Kemer, adını yapımını 368 yılında tamamlatan Roma İmparatoru Valens'ten alır. Kesme taş ve tuğladan örülen yapı, uzak ormanlardan gelen suyu şehrin merkezine, sarnıçlara ve çeşmelere taşıyordu. Bizans yüzyılları boyunca defalarca onarıldı; İstanbul'un fethinden sonra Osmanlı sultanları da kemeri işler halde tuttu ve Kırkçeşme su tesisleriyle bütünleştirdi. Bugün özgün uzunluğunun yaklaşık bir kilometrelik bölümü hâlâ ayakta.
Görülmeye değer kılan şey, on altı yüzyıl önce yontulmuş taşların hâlâ modern bir bulvarın üzerinde kavis çizmesidir. Yüksekliği yer yer yirmi dokuz metreyi bulan çift sıra kemerlerin altından geçerken, aynı kavisin altından bir zamanlar sırtlarında su testileriyle Konstantinopolisliler geçtiğini düşünün. En etkileyici manzara için Fatih ya da Zeyrek yönünden yaklaşın; kemer, çevresindeki cami ve evlerin arasından birden yükselir.