Boğaz'ın Avrupa kıyısında, denizle burun buruna uzanan Dolmabahçe Sarayı, Osmanlı'nın Batı'ya dönük yüzünü temsil eden görkemli bir 19. yüzyıl yapısıdır. Sultan Abdülmecid'in emriyle 1843-1856 yılları arasında, dönemin ünlü mimar ailesi Balyanlar (Garabet ve oğlu Nikoğos) tarafından inşa edildi. Adını, bir zamanlar burada bulunan ve doldurularak kazanılan koydan ("dolma bahçe") alır; geçmişte bu kıyı, Boğaziçi'nin en işlek gemicilik koylarından biriydi.
Barok, Rokoko ve neoklasik üslupların İstanbul zevkiyle harmanlandığı saray, 285 oda ve 44 salonuyla İstanbul'un en büyük saraylarından biridir. En çarpıcı mekânı, tavanından İngiltere Kraliçesi Victoria'nın armağanı 4,5 tonluk dev Bohemya kristal avizesinin sarktığı Muayede (Tören) Salonu'dur. Ünlü kristal merdivenin Baccarat camından yapılmış tırabzanları ve tonlarca altın yaldızın işlendiği tavanlar, sarayın efsanevi ihtişamını özetler.
Dolmabahçe, aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin de kalbidir. Mustafa Kemal Atatürk 1927-1938 yılları arasında İstanbul'daki çalışmalarını burada yürüttü ve 10 Kasım 1938 sabahı, saat 09:05'te bu sarayda hayata veda etti; sarayın saatleri hâlâ o saati gösterir. 1984'ten bu yana müze-saray olarak ziyarete açık olan Dolmabahçe, deniz kıyısındaki cephesi ve bahçeleriyle Beşiktaş'ın en etkileyici durağıdır.