Üsküdar'ın Salacak kıyısı açıklarında, küçük bir kayalık adacığın üzerinde yükselen Kız Kulesi, Asya yakasının en tanınmış silüetidir. Kökeni Antik Çağ'a uzanır: Eski Yunan döneminde küçük kaleyi anlatan 'Arkla' ve 'Damalis' adlarıyla, bir dönem de âşık Leandros efsanesine bağlanan 'Leandros Kulesi' adıyla anılmış, yüzyıllar içinde Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerini görerek bugüne ulaşmıştır.
Kule tarih boyunca gözetleme ve savunma noktası, deniz feneri, karantina istasyonu ve gümrük denetim yeri gibi pek çok işlev üstlendi. Bugünkü görünümünü büyük ölçüde Osmanlı onarımlarına borçludur. En ünlü efsane ise ona adını verir: kızının bir yılan tarafından öleceği kehanetini duyan bir hükümdarın, onu korumak için denizin ortasındaki bu kuleye kapatması; ama ölümün, içeri gizlice sokulan bir sepetteki yılanla yine de gelmesi.
1995'te başlayan kapsamlı restorasyonun ardından 2000 yılında ziyarete açılan kule, 2021-2023 arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı eliyle yeniden elden geçirildi ve Mayıs 2023'te müze olarak yeniden açıldı. İçindeki sergi ve üst kattaki seyir terasından, İstanbul Boğazı'nın iki yakasını, Tarihî Yarımada'nın kubbe ve minarelerini 360 derece izlemek mümkün. Gün batımında suya vuran ışıklarıyla şehrin en romantik köşelerinden biridir.