Üsküdar iskelesinden karaya adım attığınız anda sizi karşılayan bu cami, Anadolu yakasının en tanıdık simgesidir. Halk arasında konumundan ötürü 'İskele Camii' olarak bilinir; asıl adı ise onu yaptıran hanımdan gelir: Kanuni Sultan Süleyman ile Hürrem Sultan'ın kızı, Sadrazam Rüstem Paşa'nın eşi Mihrimah Sultan.
Camiyi 16. yüzyılın büyük mimarı Sinan tasarladı ve 1548'de tamamladı; bu, Sinan'ın Üsküdar'daki ilk eseridir. Yalnızca bir ibadethane değil, medrese, sıbyan mektebi, imaret ve çeşmeden oluşan bir külliyenin merkeziydi. Deniz kıyısına bu kadar yakın konumlanması, onu yüzyıllar boyunca boğazı geçen yolcuların ilk gördüğü yapı yaptı.
Caminin en çarpıcı yanı, denize bakan cephesindeki geniş, çift sıralı ve derin son cemaat yeridir; sütunlu bu revak, camiye zarif ve davetkâr bir görünüm kazandırır. İçeride tek ana kubbeyi üç yarım kubbe destekler. Ziyaret ederken avlusundan boğaza ve karşı kıyıdaki tarihi yarımadaya bakan manzaranın tadını çıkarın; vapur düdükleri ve martı sesleri eşliğinde İstanbul'un iki yakasını aynı anda hissedersiniz.