Boğaz'ın kıyısına adeta oturmuş olan Ortaköy Camii, resmî adıyla Büyük Mecidiye Camii, İstanbul'un en çok fotoğraflanan su kenarı yapısıdır. Suya yansıyan zarif silueti, ardında yükselen 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ile birleşince şehrin en tanıdık manzaralarından birini oluşturur.
Camiyi Sultan Abdülmecid yaptırmış; tasarımı ise Dolmabahçe Sarayı'nın da mimarları olan Balyan ailesinden Nigoğos Balyan üstlenmiştir. 1854'te başlayan yapım 1856'da tamamlanmıştır. Neo-Barok üslubun tüm zarafetini taşıyan cami, tek kubbeli, iki minareli ve dikdörtgen planlıdır.
İçeride yüksek pencereler sayesinde Boğaz'ın ışığı bütün mekânı doldurur; beyaz mermer işçiliği, pembe mozaik detaylar ve Abdülmecid'in kendi hattıyla yazdığı levhalar dikkat çeker. Dışarıda ise cami meydanı, simitçileri ve kumpiryacılarıyla Ortaköy'ün nabzının attığı yerdir.
En güzel anı gün batımıdır: köprünün ışıkları yandığında caminin aydınlatılmış cephesi suya vurur. Aktif bir ibadet mekânı olduğundan namaz vakitlerinde ziyaret kısıtlanır; mütevazı kıyafet ve sessizlik beklenir.