Pera Müzesi, Beyoğlu'nun tarihi kalbi Tepebaşı'nda, 1893 yılında mimar Achille Manoussos'un tasarladığı zarif bir binada yaşar. Eskiden Bristol Oteli olan yapı, Suna ve İnan Kıraç Vakfı tarafından titizlikle bir müzeye dönüştürülmüş ve 2005 yılında kapılarını açmıştır. Cephenin ardındaki dönemsel görkem korunurken içerisi çağdaş, ferah galerilere kavuşmuştur.
Müzenin kalbinde vakfın üç daimi koleksiyonu bulunur: Oryantalist Resim, Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri ile Kütahya Çini ve Seramikleri. Osman Hamdi Bey'in ünlü 'Kaplumbağa Terbiyecisi' tablosu da buradadır; sabırla eğilmiş bir figürün ayağının dibinde dolaşan kaplumbağalarıyla adeta müzenin simgesi hâline gelmiştir.
Üst katlar ise değişen süreli sergilere ayrılmıştır; Picasso'dan Frida Kahlo'ya, çağdaş fotoğrafçılıktan modern heykele dünya sanatının önemli isimleri burada ağırlanır. Bir sergiyi gezdikten sonra alt kattaki kafede soluklanmak, İstiklal'in kalabalığından kaçmak için ideal bir moladır.
İpucu: Kütahya çinileri katındaki renk ve desen zenginliğine dikkat edin; Osmanlı seramik sanatının en canlı örneklerinden bazıları burada sergilenir.