Haliç kıyısında, Fener ile Balat'ın buluştuğu noktada duran Sveti Stefan, dünyada eşi az bulunan bir yapı: tümüyle dökme demirden inşa edilmiş bir kilise. Halk arasındaki adıyla 'Demir Kilise', altın sarısı süslemeleri ve zarif neo-gotik hatlarıyla ilk bakışta taştan sanılır; oysa cepheyi, sütunları, çan kulesini oluşturan her parça metaldir.
Hikâyesi 19. yüzyılın Osmanlı İstanbul'undaki Bulgar cemaatine uzanır. Kendi kilisesini kurmak isteyen cemaat, hafif ve hızlı monte edilebilen prefabrik demir çözümünü seçti. Açılan uluslararası yarışmayı kazanan Viyanalı R. Ph. Waagner firması, yaklaşık 500 tonluk dökme demir parçaları 1893-1896 yılları arasında üretti. Parçalar gemilerle Tuna Nehri'nden indirilip Karadeniz ve Boğaz üzerinden Haliç kıyısına taşındı ve yerinde monte edildi; kilise 1898'de ibadete açıldı.
Yıllarca nemin ve ihmalin yıprattığı yapı, kapsamlı bir restorasyonun ardından 2018'de yeniden açıldı ve bugün pırıl pırıl. Balat'ın renkli sokaklarını gezerken sahile inip bu zarif metal iskeleti görmeye değer. İçeride demir yüzeylere işlenmiş ince bezemelere, dışarıda ise Haliç'in suyuna yansıyan çan kulesine dikkat edin.