Taksim Meydanı'nın tam kalbinde yükselen Cumhuriyet Anıtı, İstanbul'un en tanıdık buluşma noktası ve genç Türkiye Cumhuriyeti'nin taşa ve bronza dökülmüş özeti. İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica'nın elinden çıkan anıt, yaklaşık iki buçuk yıllık bir çalışmanın ardından 8 Ağustos 1928'de, on binlerce kişinin katıldığı coşkulu bir törenle açıldı. Kaidesi ve çevre düzeni mimar Giulio Mongeri'ye ait; genç Türk heykeltıraşlar Hadi Bara ve Sabiha Bengütaş da yapıma katkıda bulundu.
Anıtın en çarpıcı yanı iki ayrı yüzü olmasıdır. Bir cephe Atatürk ve silah arkadaşlarını asker üniformasıyla, Kurtuluş Savaşı'nın azmi içinde gösterir; diğer cephe ise Atatürk'ü sivil kıyafetiyle, Cumhuriyet'i kuran devlet adamlarının arasında betimler. Böylece anıt hem bir zaferi hem de o zaferden doğan yeni düzeni aynı taşta anlatır.
Dikkatli bakan, Kurtuluş Savaşı cephesinde Atatürk'ün arkasında iki yabancı figür fark eder: Milli Mücadele'ye destek veren Sovyet generalleri Frunze ve Voroşilov. Bu ayrıntı, anıtı yalnızca bir heykel değil, dönemin diplomatik hafızasını da taşıyan bir belge kılar. Meydanın gürültüsü, tramvayın gıcırtısı ve güvercinler arasında birkaç dakika durup figürleri okumak, Taksim'i bambaşka bir gözle görmenizi sağlar.